Haberler

15.6.2013
Türk Patent Enstitüsü (TPE) Başkanı Habip Asan, patent ihlallerine karşı anayasal bir boşluk olduğunu, patent haklarının korunmasına ilişkin tasarıyla bunun giderileceğini belirterek, "Böylece emek hırsızlığı artık yaptırımsız kalmayacak" dedi.

Asan, AA muhabirine yaptığı açıklamada,bundan 10 yıl önce Türkiye'de ne kadar patent ya da marka başvurusu olduğunun sorulduğunu, şimdi ise Türkiye'nin Avrupa'da marka başvurularında 1'inci, patent başvurularında 8'inci sıraya yükseldiğini, artık sayıların değil, bunların ne kadarının reel sektöre aktarıldığının, ne kadar katma değer yaratıldığının sorulduğunu vurguladı.

Yeni patent mevzuatına göre incelemeli patent sistemine geçeceklerini, böylece daha nitelikli patentlerin verileceğini, faydalı modelleri daha kaliteli yapıya geçireceklerini ifade eden Asan, "Başvurularda özgün olmadığı halde itiraz edilmediği için verilen tasarımlar var. Bunlar piyasayı kötü etkiliyor. Haksız rekabete sebep oluyor. Özgün olmadığı anlaşılan, yeni olmayan tasarımların yayına çıkmadan önce reddedilmesi konusunda düzenleme yapıyoruz. Bu kanun tasarısıyla katma değeri daha yüksek bir sinai mülkiyet yapısına geçmeyi hedefliyoruz" dedi.

-Buluş sahibi ile girişimciyi bir araya getireceğiz

Yeni tasarıyla üretilen sınai mülkiyet ürünlerini patentleri ve markaları reel sektöre taşımayı amaçladıklarını, bu kapsamda kurumsal kapasiteyi geliştirmek için"yenilik ve tanıtım dairesi" kuracaklarını anlatan Asan, bu dairenin sadece patent ve tasarım tanıtımı yapmayacağını, buluş sahibi ile girişimciyi bir araya getireceğini kaydetti. Yenilik ve tanıtım dairesinin, sınai mülkiyetle ilgili değerlendirmeler yapacağını, markaların piyasa değerini belirleyeceğine işaret eden Asan, buradaki hedefin patent borsasının kurulması olduğunu bildirdi.

Böylelikle bankaların fikri mülkiyet ürünlerini de teminat olarak kabul edebileceğine dikkati çeken Asan, "Fikri mülkiyet ürünlerinin piyasa değerleri bugün teminat olarak kullanılabilirse Türkiye'deki kredi hacmi yüzde 15-20 oranında genişler. Bunun ekonomiye getireceği çarpan etkisi çok daha fazla olur. Kanun tasarısı ilk defa kuruma böyle bir görev de verecek" diye konuştu.

Patent ile ilgili kanun tasarısı kabul edildiği zaman ilk günden etkisinin görüleceğini dile getiren Asan, şöyle konuştu:

"Şu an patent ihlallerine karşı anayasal bir boşluk var. Bu giderilecek. Emek hırsızlığı artık yaptırımsız kalmayacak. Uzun vadede hedeflediğimiz, üniversitelerde üretilen bilgilerin reel sektöre aktarılması ve Türkiye'nin sürdürülebilir bir ekonomiye kavuşması. İstihdamın buşekilde yaratılması. Sistem- inovasyon döngüsü önemli. Devlet ya da TÜBİTAK'tan aldığınız para ile Ar-Ge yaparak bilgi üretiyorsunuz. Parayı bilgiye dönüştürüyorsunuz. İnovasyon süreci devam ediyor. O bilginin tekrar fikir ürününe dönüşmesi gerekiyor. Patente dönüşmesi gerekiyor. Bu patentin de aynı zamanda paraya dönüşmesi gerekiyor. Yani önce parayı bilgiye, sonra bilgiyi tekrar paraya dönüştürüyoruz. O son dönüştürdüğümüz paranın ilk harcamadan daha büyük olması gerekiyor. Sistemin bu şekilde birbirini desteklemesi lazım."

-Bilgiden para üretemiyoruz

"Türkiye paradan bilgi üretmeyi öğrendi, o bilgiyi tekrar reel sektöre aktaramıyoruz" diyen Asan, yeni patent kanunu tasarısının, üniversiteleri işin içine daha fazla sokarak buna katkı sağlayacağını belirtti.

Asan, 2023'te en az 50 bin yerli patent başvurusunun yapıldığı bir Türkiye hedeflediklerini vurgulayarak, "En az 10 tane uluslararası küresel marka, ekonominin yüzde 50'sine denk düşen de piyasadaki şirketlerimizin marka, patent ve tasarım değeri olması gerekiyor. O da 1 trilyon dolar ediyor. 500 milyar dolarlık ihracatın yapılabilmesi de sağlıklı bir sınai mülkiyet yapısı ile mümkün olur" şeklinde konuştu.

Asan, patent başvurularının sürekli arttığını, Türkiye'nin 2012 yılında olduğu gibi bu yıl da Avrupa'da en çok marka başvurusu yapılan ülke olacağını kaydetti.

Kaynak: AA



15.6.2013
Amerikan Temyiz Mahkemesi, şirketlerin insan genleriyle ilgili patent başvurusunda bulanamayacağına hükmetti. Kararın, tıp ve biyoteknoloji endüstrisini önemli ölçüde etkilemesi bekleniyor...

Amerikan Temyiz Mahkemesi, insan genleriyle ilgili patent başvurularının önüne geçti..

Mahkeme oybirliğiyle aldığı ve emsal teşkil edecek kararında, şirketlerin insan genleriyle ilgili patent başvurusunda bulanamayacağına hükmetti.

Kararın gerekçesiyse DNA'nın doğanın bir parçası olduğu; doğa kanunları, doğal fenomenler ve soyut fikirler için patent verilemeyeceği...

Kararın ardından Myriad Ganatics şirketi, göğüs ve yumurtalık kanseri riskini artıran iki genle ilgili aldığı patentleri kaybetti. 

Şirkete söz konusu genler için patent verilmesine karşı çıkanlar, insan bedeninin parçaları için patent başvurusu yapılamayacağını ileri sürmüştü... Ancak alt mahkeme, Şirketin patent alabileceğine hükmetmişti. 

Kararın, ülkedeki tıp ve biyoteknoloji endüstrisini önemli ölçüde etkilemesi bekleniyor.

8.6.2013

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın göstericilere yönelik kullandığı 'Çapulcu' ifadesinin marka hakları için yapılan başvurular dört günde 16'ya yükseldi. Bebek emziğinden, ağır silaha pek çok alan için marka tescili başvuru yapıldı. 

CNBC-e.com'un aldığı bilgiye göre çapulcu ile alakalı marka başvuruları bugün itibariyle 16'a çıktı. Marka başvurularında 'çapulcu' kelimesinin İngilizce yazılışları da yer alıyor. TPE'ye "Chapulcu" için dört, "chapuller everyday is chapulling" için bir, "chapulling" ve "chapullist" içinse ikişermarka başvusuru yapıldı. Çarşamba günü iki olan "çapulcu" marka başvurusu da Cuma günü yediye ulaştı.

KREŞTEN AĞIR SİLAHA...YOK YOK
TPE'e çapulcu ile alakalı marka tescili başvurusu yapanların kapsamı ise oldukça geniş. Böcek ilacından, ütüye, yiyecek ve konaklama hizmetlerine kadar genişleyen bir liste söz konusu.

"Çapulcu" ismini kreş ve eğitim hizmetleri için tescillemek isteyen de var, ağır silah ve iş makinesinde kullanmak isteyen de. Çapulcu için motorlu taşıt markası başvurusu bile yapıldı. Bebek emziği, tuvalet kağıdı, gazete, alkollü içkiler, meşrubat, yumurta, protez organlar, prezervatif, yangın söndürücü madde ve şemsiye de marka tescilinde kapsama alınması istenenler arasında.

Hizmet sektöründe de "çapulcu" ismini tescil ettirmek isteyenler var. Reklamcılık, açık artırma, spor, kültür ve eğlence hizmetleri, radyo ve televizyon yayıncılığı bunlardan bazıları.

MARKA TESCİLİ İNCELENECEK
Çapulcu ile ilgili marka başvuruları diğer başvurularda olduğu gibi TPE tarafından incelenecek.Uygun görülmesi durumunda 6 aylık sürede marka bültenleri listesinde yayınlanacak. İlana süresi içinde itiraz
gelmemesi durumunda tescil işlemi de yapılmış olacak. TPE, "kamu düzenini bozucu ve bölücü" unsurlar içeren markaları tescil etmiyor.

kaynak: finans.mynet.com 

29.5.2013
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün : "Yeni kanunla sınai hakların korunması açısından çok daha disiplinli bir süreci başlatıyoruz. Taklit ürünler 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası alacak. Ayrıca yakalanan bütün taklit ürünlere el konulacak. Patent tasarım ve coğrafi işaret ihlali söz konusu olursa 1 milyon liraya kadar adli para cezası verilecek. Bu adli para cezasını ödemeyenler 3 yıla kadar hapis yatacak. Taklit ürünlere hapis cezasının ağır olacağı yönünde bir takım itirazlar geldi. Bizim bunu suç saymamız ve hırsızlık gibi görmemiz lazım."

Bakan Ergün, Boğaziçi Üniversitesi'nde gerçekleştirilen "3. Uluslararası Üniversitelerde Fikri Mülkiyet Hakları Yönetimi Konferansı'nın (IP Conference 2013) “açılışına katıldı.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün:

"Yeni kanunla sınai hakların korunması açısından çok daha disiplinli bir süreci başlatıyoruz. Taklit ürünler 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası alacak. Ayrıca yakalanan bütün taklit ürünlere el konulacak"

 "Taklit ürünlere hapis cezasının ağır olacağı yönünde bir takım itirazlar geldi. Bizim bunu suç saymamız ve hırsızlık gibi görmemiz lazım"

 "Adam markayı tescil ettirmiş, dolaba kilitlemiş. Halbuki o markanın piyasada olması lazım, dolapta değil"

 Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, hazırladıkları yeni kanunla sınai hakların korunması açısından çok daha disiplinli bir süreci başlattıklarını belirterek, "Taklit ürünler 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası alacak. Ayrıca yakalanan bütün taklit ürünlere el konulacak" dedi.

Bakan Ergün, Boğaziçi Üniversitesi'nde gerçekleştirilen "3. Uluslararası Üniversitelerde Fikri Mülkiyet Hakları Yönetimi Konferansı'nın” (IP Conference 2013)” açılışında, bugün işletmeler için fikri sermayenin fiziki varlığın çok ötesinde bir anlam ve değer taşıdığını, bazı firmaların marka değeri ve patent haklarından elde ettiği gelirlerin ve buna dayalı aktiflerin diğer aktiflerinden çok daha kıymetli olduğunu ifade etti.

Ergün, Patent Kanunu'nu yaparken getirdikleri birtakım cezalara itiraz edenler olduğunu hatırlatarak, "Bazı kişiler Türkiye'yi hala fikri mülkiyetin üretilmediği, onun için başkasının mülkiyetini korumayan bir ülke gibi düşünebilir. Ne kişiler ne şirketler ne ülkeler diğerinin fikri mülkiyet hakkını veya malını şu veya bu şekilde çalarak zenginleşemez. Hırsızlık yoluyla zenginleşmenin hem hukuki hem de ahlaki bir sorun olduğunu görmemiz lazım. Biz kendi adımıza doğru bir istikamet seçmeliyiz. Kimsenin fikri mülkiyet hakkını veya sınai mülkiyet hakkını veya başka bir malını çalarak zenginleşmek gibi bir niyetimiz yok. Herkesin hakkının hukukunun korunduğu bir sistem içinde gidelim ama tabi bizim de haklarımız korunsun" diye konuştu.

   "Markanın piyasada olması lazım, dolapta değil"

 Üniversitelerin ve firmaların Ar-Ge departmanlarında üretilen bilginin ürüne dönüşmesinin önemli olduğunu ama bunun pazarda da bir karşılığı olması gerektiğini vurgulayan Ergün, başından geçen bir olayı da şu şekilde anlattı:

"1988 yılıydı. 25-26 yaşlarındayım. Kocaeli'de bir siyasi partinin merkez ilçe başkanıyım. Bilgisayar Türkiye'de piyasalara yeni giriyor. Bilgisayarı siyasete sokalım istedik. Bir de yazılım yaptıracağız. Mahallede kaç seçmen var, kaçı erkek kaçı kadın, yaşları ne, hangi memleketten olduklarının bilgisini bilgisayarda analiz edilebilecek basit bir program olacak. Bu bilgilerden istifade edip politika üreteceğiz. 10 bin dolar istediler bizden. Büyüklerimize anlattık, 'Böyle şey olmaz' deyip bize para vermediler ama bunu gidip mahallerde tabanımıza anlattık ve 10 bin doları topladık."

Fikri mülkiyet hakları konusunda artık başarılı ve duyarlı bir dönemden geçildiğini belirten Ergün, Türkiye'de 2012 yılında 10 yıl öncesine göre marka tescilinde 3 kat artış, yerli patent başvurularında 11 kat artış, yerli patentli belge sayısı 13 kat artış meydana geldiğinin bilgisini verdi.

Marka başvurusu sayısının önemli olduğunu ancak tescil edilen markaların piyasada mı rafta mı olduğuna bakmak gerektiğine işaret eden Ergün, "Adam markayı tescil ettirmiş, dolaba kilitlemiş. Halbuki o markanın piyasada olması lazım, dolapta değil. Dolaba kilitlenen markaların bize bir faydası olmayacağını anlatmamız gerekiyor" dedi.

 "Taklit ürünler 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası alacak"

 Fikri mülkiyet sistemini daha etkin bir yapıya kavuşturmak adına çalışmalar yaptıklarını anlatan Ergün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) ilgili komisyonda görüşülmeye devam eden sınai mülkiyet haklarıyla ilgili tasarı ile önemli düzenlemeler getirdiklerini belirtti.

Ergün, "Bu kanun ile ilgili getirdiğimiz en önemli düzenlemelerden biri artık üniversiteler kurumsal olarak patent sahibi olabilecek. Buluşların tescil edilme ve ticarileşme süreçlerini de daha profesyonel hale getiriyoruz. Yaptığımız düzenlemeyle buluş sahibi öğretim üyeleri bu patentlerden en az 3'te 1 oranında hak sahibi olacak. Üniversiteler buluş sahibi hocaları bünyelerinde barındırmak ve onlara daha fazla pay vermek için rekabet edecek. Böylece öğretim üyelerinin aynı anda tek tek takip etmekte zorlandıkları patent başvuruları üniversiteler tarafından yapılacak ama öğretim üyelerinin emekleri de korunmuş olacak. Bu düzenlemenin hayata geçmesiyle üniversitelerde üretilen bilgilerin ticarileşmesi konusunda çok daha başarılı bir süreci başlatmış olacağız" ifadelerini kullandı.

Yeni kanunla atılan bir diğer adımın, niteliği artırmak için incelemesiz patent uygulamasının kaldırılması olduğunu belirten Ergün, faydalı model başvurularında da araştırma raporu koşulunu getirdiklerini söyledi.

Tescil sürecini daha etkin hale getirmek için tasarımlara itiraz ücretini kaldırdıklarını da anlatan Ergün, diğer düzenlemelerle ilgili şunları kaydetti:

"Coğrafi işaretler konusundaki denetim sıklığını da 10 yıldan 2 yıla düşürüyoruz. Bu tescile göre üretim yaptığını beyan eden firmaların gerçekten buna göre üretim yapıp yapmadıklarını 10 yılda bir denetlemek doğru olmaz. Patent ve coğrafi işaret tescillerinde enstitü kararlarına itiraz getiriyoruz. İtiraza dayalı bir sistem olan tasarım tescil sistemine yeni olmadığı anlaşılan tasarımların resen reddedilmesi uygulamasını da getiriyoruz.

Yeni kanunla sınai hakların korunması açısından çok daha disiplinli bir süreci başlatıyoruz. Taklit ürünler 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası alacak. Ayrıca yakalanan bütün taklit ürünlere el konulacak. Patent tasarım ve coğrafi işaret ihlali söz konusu olursa 1 milyon liraya kadar adli para cezası verilecek. Bu adli para cezasını ödemeyenler 3 yıla kadar hapis yatacak. Taklit ürünlere hapis cezasının ağır olacağı yönünde bir takım itirazlar geldi. Bizim bunu suç saymamız ve hırsızlık gibi görmemiz lazım."

Kaynak: http://www.sanayi.gov.tr 

21.5.2013
Türk Patent Enstitüsü tarafından geçen yıl bin 25 buluşa patent verildi.

AA muhabirinin Türk Patent Enstitüsü (TPE) istatistiklerinden yaptığı derlemeye göre, yeni buluş ve icatlarını tescil ettirerek patent ve faydalı model belgesi alanların sayısı her geçen yıl artıyor. Patent alanların sayısı 2008 yılında 337 iken, 2009 yılında 456, 2010 yılında 642, 2011 yılında 847 ve 2012 yılında 1025 olarak kayıtlara geçti. Buna göre ülke genelinde alınan patent sayısı son 5 yılda 3 katına çıktı.

Geçen yıl patent almak için 69 şehirden toplam 4 bin 547 başvuru yapıldı. Bu başvurulardan 1025'ine patent belgesi verildi. En çok patent alan şehir, önceki yıllarda olduğu gibi yine İstanbul oldu. Geçen yıl verilen patentlerin 490'ını İstanbul aldı. Bu şehri, 112 patent ile Bursa, 96 patent ile Ankara izledi. Bu dönemde Manisa 56, Kocaeli 54, İzmir 42, Konya 28, Tekirdağ 17, Sakarya 14 ve Adana 10 patent aldı. 

Kaynak: AA
http://www.aa.com.tr/tr/s/131483--icat-cikardik-1025-bulusa-patent-aldik